Asya Akademi — İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Kurumu
Şantiyede elinde tabletle saha denetimi yapan baretli ve reflektörlü yelekli iş güvenliği uzmanı
Sektör

İnşaat Sektöründe İş Güvenliği: En Sık Karşılaşılan Riskler

Şantiyelerde yaşanan iş kazalarının büyük bir kısmı, öngörülebilir ve önlenebilir risklerden kaynaklanır. İnşaat sektöründe iş güvenliği kültürünü oluşturmak ve sahada en sık karşılaşılan tehlikeleri bertaraf etmek için kritik adımları inceliyoruz.

8 Ağustos 202610 dk okuma

Öne çıkanlar

  • İnşaat kazalarının büyük bir çoğunluğu yüksekten düşme ve malzeme çarpması kaynaklıdır.
  • Şantiyelerde toplu korunma önlemleri, kişisel koruyucu donanımlardan her zaman öncelikli olmalıdır.
  • Geçici elektrik tesisatları ve kazı çalışmaları, gizli tehlikelerin en yoğun olduğu alanlardır.
  • Etkili bir İSG yönetimi için kağıt üzerindeki prosedürlerin sahada sürekli denetlenmesi şarttır.

İnşaat projeleri, dinamik yapısı, sürekli değişen fiziksel koşulları ve çok sayıda farklı disiplinin aynı anda sahada bulunması nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği açısından en zorlu çalışma alanlarının başında gelir. Bir şantiyede sabah saatlerinde güvenli olan bir bölge, öğleden sonra yapılan bir kazı veya kurulan bir iskele ile tamamen farklı bir risk profiline bürünebilir. Sahada geçirdiğimiz uzun yıllar boyunca en net gözlemlediğimiz gerçek şudur: İnşaat sektöründeki kazaların neredeyse tamamı, tehlikelerin önceden öngörülememesinden ziyade, bilinen risklere karşı standart önlemlerin tavizsiz bir şekilde uygulanmamasından kaynaklanır.

Çok tehlikeli sınıfta yer alan yapı işleri, mevzuat gereği en üst düzeyde denetim ve uzmanlık gerektirir. Bu noktada, sahayı yönetecek profesyonellerin yetkinliği hayati önem taşır. Özellikle büyük ölçekli projelerde, riskleri doğru analiz edebilmek ve yasal sorumlulukları yerine getirebilmek için A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Eğitimi almış, tecrübeli uzmanların liderliğine ihtiyaç duyulur. Şantiyelerde sadece uzmanların değil, mühendislerden formenlere kadar tüm ekibin tehlike avcısı gibi çalışması, sürdürülebilir bir güvenlik kültürünün temelini oluşturur.

Şantiyelerin Görünmez Tehlikesi: Yüksekte Çalışma ve Düşme Riskleri

İnşaat sektörüne ait kaza istatistiklerini incelediğimizde, yüksekten düşme vakalarının açık ara ilk sırada yer aldığını görürüz. Yüksekte çalışma, sadece çok katlı binaların dış cephelerinde değil; asansör boşluklarında, şaftlarda, iskele kurulumlarında ve hatta derin kazı kenarlarında da karşımıza çıkar. Uygulamada en sık yapılan hata, yüksekte çalışma denildiğinde akla ilk olarak emniyet kemerinin gelmesidir. Oysa iş güvenliği hiyerarşisinde kişisel koruyucu donanımlar (KKD) en son çaredir. Öncelik her zaman toplu korunma önlemlerinde olmalıdır.

Korkuluk sistemleri, güvenlik ağları ve kapama perdeleri gibi toplu koruma sistemleri, işçinin inisiyatifine bırakılmadan güvenliği sağlayan sistemlerdir. Bir döşeme kenarına standartlara uygun bir ana korkuluk, ara korkuluk ve topuk levhası (süpürgelik) çekildiğinde, oradaki düşme riski minimize edilir. Ancak bu sistemlerin kurulamadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda aktif düşüş durdurma sistemleri devreye girer. Bu sistemler; ankraj noktası, bağlantı elemanı (lanyard/geri sarımlı düşüş durdurucu) ve tam korumalı emniyet kemerinden oluşur. Sahada sıklıkla karşılaştığımız kritik bir sorun, çalışanların emniyet kemerlerini giymelerine rağmen, bu kemerleri bağlayacak güvenli bir yaşam hattı veya ankraj noktası bulamamalarıdır.

İskele üzerinde güvenli yüksekte çalışma uygulaması
Standartlara uygun kurulmuş iskeleler ve doğru kullanılan yaşam hatları, yüksekten düşme riskini ortadan kaldırır.

Özellikle dış cephe iskelelerinde durum daha da hassastır. İskelelerin kurulumu, sökümü ve modifikasyonu mutlaka yetkili bir kişinin gözetiminde, iskele kurulum elemanları tarafından yapılmalıdır. İskele ayaklarının sağlam zemine basması, binaya ankrajlarının statik hesaba uygun yapılması ve çalışma platformlarının eksiksiz kapatılması hayati önem taşır. Aksi takdirde, rüzgar yükü veya aşırı malzeme istiflemesi gibi nedenlerle iskele çökmeleri kaçınılmaz hale gelir.

Korunma TürüÖrnek SistemlerAvantajlarıDezavantajları / Kısıtları
Toplu Korunma (Pasif)Korkuluklar, Güvenlik Ağları, Kapak SistemleriÇalışanın inisiyatifinden bağımsızdır, birden çok kişiyi aynı anda korur.Kurulumu zaman alabilir, her çalışma alanına fiziksel olarak uygun olmayabilir.
Kişisel Korunma (Aktif)Paraşüt Tipi Emniyet Kemeri, Yaşam Hatları, LanyardToplu korumanın mümkün olmadığı zorlu alanlarda esneklik sağlar.Sürekli eğitim gerektirir, yanlış kullanımda koruyuculuğunu yitirir, ankraj noktası zorunludur.
Yüksekte Çalışmada Korunma Yöntemleri Karşılaştırması

Malzeme Düşmesi ve Askıda Yük Taşıma Operasyonları

Şantiyelerde yüksekten düşen tek şey insanlar değildir; tuğlalar, el aletleri, kalıp malzemeleri ve iskele parçaları da yerçekiminin kurbanı olabilir. Malzeme düşmesi sonucu yaşanan kazalar, genellikle baş ve omuz bölgesinde ağır travmalara yol açar. Bu tür riskleri yönetmek için alınacak ilk önlem, çalışma platformlarının kenarlarına mutlaka topuk levhası (süpürgelik) yerleştirmektir. Ayrıca, üst üste çakışan çalışma alanlarında (örneğin alt katta demir bağlanırken üst katta kalıp çakılması) operasyonları zaman veya mekan olarak ayırmak, planlamanın altın kurallarından biridir.

Kule vinçler ve mobil vinçlerle yapılan kaldırma operasyonları da malzeme düşme riskinin zirveye çıktığı anlardır. Askıdaki yükün altında bulunmak, şantiye sahalarının en kesin yasaklarından biri olmalıdır. Ancak pratikte, aceleyle yapılan sapanlama hataları veya yükün dengesiz kaldırılması, tonlarca ağırlığındaki malzemelerin bir anda serbest düşüşe geçmesine neden olabilir. Bu operasyonlarda sapan, kilit (mapa) ve zincir gibi kaldırma aksesuarlarının periyodik kontrollerinin yapılmış olması ve kapasitelerinin üzerinde zorlanmamaları gerekir.

Sahadan Kritik Bir Uyarı

Vinç operasyonlarında yükün rüzgar etkisiyle salınım yapması, hem vincin devrilme riskini artırır hem de malzemenin çevredeki yapılara çarpıp parçalanmasına yol açar. Yükü yönlendirmek için çalışanların elleriyle müdahale etmesi yerine, mutlaka kılavuz ipler (tagline) kullanılmalıdır.

Bu süreçlerin güvenli bir şekilde yürütülmesi, sahada çalışan herkesin temel güvenlik kurallarına hakim olmasını gerektirir. İşe yeni başlayan personelin sahaya adım atmadan önce alması gereken Temel İSG Eğitimi (Çalışanlar İçin), tehlikeleri tanıma ve baret, çelik burunlu ayakkabı gibi KKD'leri doğru kullanma alışkanlığının kazandırılmasında ilk ve en önemli adımdır. Baret hayat kurtarır, ancak barete ihtiyaç duyulmayacak güvenli bir çalışma ortamı tasarlamak asıl hedeftir.

Elektrik Kaynaklı Kazalar ve Geçici Tesisat Hataları

İnşaat sahalarında elektrik, görünmez ve ölümcül bir tehlikedir. Şantiyelerdeki elektrik tesisatları doğası gereği geçicidir ve sürekli yer değiştirir. Bu durum, kabloların ezilmesine, panoların hasar görmesine ve izolasyon hatalarının oluşmasına zemin hazırlar. Su birikintileri içinden geçen uzatma kabloları, kapağı kırık şantiye panoları ve topraklaması yapılmamış el aletleri, elektrik çarpması riskini maksimize eder.

Elektrik panolarında kaçak akım rölesi (hayat koruma rölesi - 30mA) kullanılması yasal bir zorunluluktur. Ancak sahada sıklıkla karşılaştığımız en büyük ihlal, 'sürekli atıyor ve işi yavaşlatıyor' bahanesiyle bu rölelerin iptal edilmesi veya köprülenmesidir. Kaçak akım rölesinin atması, sistemde bir izolasyon hatası veya kaçak olduğunun habercisidir; çözümü röleyi iptal etmek değil, arızalı cihazı veya kabloyu tespit edip onarmaktır. Elektrik tesisatının periyodik kontrolleri, yetkili elektrik mühendisleri tarafından düzenli olarak yapılmalı ve raporlanmalıdır.

Kazı alanında iksa sistemleri ve güvenlik denetimi
Derin kazılarda toprak kaymasını önlemek için uygulanan iksa sistemleri, göçük riskini ortadan kaldırır.

Kazı Çalışmaları ve Göçük Altında Kalma Tehlikesi

Temel kazıları, altyapı çalışmaları ve kanal açma işlemleri, şantiyelerin ilk aşamalarını oluşturur ve ciddi göçük riskleri barındırır. Toprak yapısı, yeraltı su seviyesi, hava koşulları ve kazı kenarındaki titreşimler (iş makineleri veya trafik kaynaklı), kazı yüzeyinin stabilitesini doğrudan etkiler. 1.5 metreden daha derin kazılarda, zemin türüne uygun bir şev açısı (eğim) verilmesi veya iksa (destekleme) sistemlerinin kullanılması zorunludur.

Kazı kenarlarına dökülen hafriyat toprağı (pasa), kazı duvarına ekstra yük bindirerek göçmeyi tetikleyen en yaygın faktörlerden biridir. Pasa, kazı kenarından en az derinliğin yarısı kadar uzaklıkta depolanmalıdır. Ayrıca, derin kazıların etrafı mutlaka fiziki bariyerlerle çevrilmeli, gece çalışmaları veya yetersiz aydınlatma durumları için uyarıcı levhalar ve flaşörler yerleştirilmelidir. Kazı içindeki çalışanların güvenli bir şekilde inip çıkabilmeleri için uygun standartlarda merdivenler bulundurulması, acil durumlarda tahliyeyi hızlandırır.

Şantiye ortamlarındaki bu tür risklerin yönetimi, farklı tehlike sınıflarında deneyim kazanmayı gerektirir. Mesleki gelişimini sürdüren ve tehlikeli sınıflardaki projelerde saha tecrübesi edinen profesyoneller, B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Eğitimi sürecine dahil olarak yetkinliklerini bir üst seviyeye taşıyabilir ve daha karmaşık risk analizleri yapma becerisi kazanabilirler.

İnşaat Sektöründe Ölümlü İş Kazalarının Nedenlerine Göre Dağılımı
Yüksekten Düşme45 %
Malzeme / Cisim Çarpması20 %
Elektrik Çarpması15 %
Göçük ve Sıkışma10 %
Diğer (Trafik, Yangın vb.)10 %

İş Makineleri ve Şantiye İçi Trafik Yönetimi

Ekskavatörler, loderler, damperli kamyonlar ve beton mikserleri... İnşaat sahaları, ağır iş makinelerinin sürekli hareket halinde olduğu devasa bir trafik ağıdır. Bu makinelerin kör noktaları oldukça geniştir ve operatörün çevredeki yayaları fark etmesi her zaman mümkün olmayabilir. İş makinesi ile yaya çalışanın aynı alanda bulunması, ezilme ve çarpılma kazalarının temel nedenidir.

Şantiye içi trafik yönetiminde temel kural, yaya yolları ile araç yollarının fiziksel olarak birbirinden ayrılmasıdır. Eğer bu ayrım yapılamıyorsa, iş makinelerinin manevra (özellikle geri vites) yaptığı alanlarda mutlaka bir 'işaretçi' (sapancı/manevracı) görevlendirilmelidir. İşaretçiler, operatörün gözü kulağıdır ve aralarındaki iletişim standart el işaretleri veya telsiz vasıtasıyla kesintisiz sağlanmalıdır. Geri vites ikaz sirenlerinin çalışır durumda olması ve araçların periyodik bakımlarının aksatılmaması, mekanik arıza kaynaklı kazaları önler.

Şantiyede iş makinesi ve işaretçi iletişimi
İş makinelerinin kör noktalarında yaşanabilecek kazaları önlemek için eğitimli işaretçilerin görevlendirilmesi şarttır.

İş makinelerinin çıkardığı egzoz gazları, yoğun toz ve gürültü, sadece kaza riski değil, aynı zamanda ciddi meslek hastalıkları sebebidir. Şantiye ortamındaki bu fiziksel ve kimyasal risk faktörlerinin çalışan sağlığı üzerindeki etkilerini izlemek, sağlık gözetimlerini yapmak ve meslek hastalıklarını önlemek amacıyla işyeri hekimlerinin rolü büyüktür. Bu alanda uzmanlaşmak isteyen hekimler için düzenlenen İşyeri Hekimliği Kursu, inşaat sahalarındaki spesifik sağlık risklerinin yönetimi konusunda kritik bir temel oluşturur.

Risk FaktörüOlası SonuçAlınması Gereken Önlem
Kör NoktalarYaya ezilmesi, çarpmaAynaların ve kameraların kontrolü, işaretçi kullanımı, yaya/araç yolu ayrımı.
Geri ManevraGörüş kısıtlılığı nedeniyle kazaSesli ve ışıklı geri vites ikaz sistemlerinin aktif tutulması.
Eğimli Arazide ÇalışmaMakinenin devrilmesiZemin etüdü, uygun hızda seyir, makine kapasitesine uygun operasyon.
İş Makineleri Kaynaklı Riskler ve Önleyici Tedbirler

İnşaat Sahalarında İSG Kültürünü Oturtmak İçin Kritik Adımlar

Riskleri bilmek ve kağıt üzerinde mükemmel prosedürler yazmak, şantiyede güvenliği sağlamak için tek başına yeterli değildir. İş güvenliği, dokümanlardan çıkarak sahada yaşayan bir kültüre dönüşmelidir. Bu dönüşümün ilk adımı, üst yönetimin iş güvenliğine olan görünür taahhüdüdür. Bütçe planlamalarından iş programlarına kadar her aşamada güvenliğin bir öncelik değil, bir ön koşul olarak kabul edilmesi gerekir.

Sahada uygulanabilecek en pratik ve etkili yöntemlerden biri, her sabah işe başlamadan önce yapılan 'Toolbox Talk' (Alet Çantası) toplantılarıdır. 10-15 dakika süren bu kısa toplantılarda, o gün yapılacak işin özel riskleri konuşulmalı ve çalışanların görüşleri alınmalıdır. İş güvenliği uzmanları ve formenler, sahayı sadece denetleyen değil, aynı zamanda rehberlik eden kişiler olmalıdır. Hataları cezalandırmak yerine güvenli davranışları ödüllendiren bir yaklaşım, çalışanların güvenlik kurallarını içselleştirmesini sağlar.

Güvenlik kültürü, şantiyede kimse izlemiyorken bile emniyet kemerini doğru yere bağlama alışkanlığıdır.

Sonuç odaklı bir İSG yönetimi için, düzenli saha turları yapılmalı ve bu turlarda tespit edilen uygunsuzluklar 'kök neden' analizi ile çözülmelidir. Bir işçi baret takmıyorsa, sadece uyarıp geçmek yerine, baretin neden takılmadığı (ergonomik mi değil, hava çok mu sıcak, yenisi mi verilmedi?) sorgulanmalıdır. Şantiye süreçlerinde aktif rol alacak mühendisler ve mimarlar için genel güvenlik prensiplerini kavramak adına İş Güvenliği Uzmanlığı (İSG) Eğitimi süreçlerine dahil olmak, güvenli tasarım ve uygulama adımlarının atılmasında büyük fark yaratır. Unutulmamalıdır ki, güvenli bir şantiye, aynı zamanda verimli ve kaliteli üretim yapan bir şantiyedir.

Sıkça sorulan sorular

İstatistiklere göre inşaat sektöründe en sık yaşanan ve genellikle ölümlü sonuçlanan iş kazaları yüksekten düşme kaynaklıdır. Bunu, malzeme düşmesi/çarpması, elektrik çarpması ve iş makinesi kazaları takip eder.

Mevzuatımızda net bir metre sınırı belirtilmemekle birlikte, 'seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin olduğu her yer' yüksekte çalışma alanı olarak kabul edilir ve buna uygun önlemler alınması zorunludur.

Şantiyelerde işveren adına denetim, rehberlik ve risk değerlendirmesi süreçlerini, projenin tehlike sınıfına uygun belgeye sahip İş Güvenliği Uzmanları (inşaatlar çok tehlikeli sınıf olduğundan genellikle A veya B sınıfı) yürütür.

Şantiyelerde mesai başlamadan hemen önce, o gün yapılacak spesifik işlerin riskleri ve alınacak önlemler hakkında çalışanlara verilen 10-15 dakikalık kısa, odaklı ve pratik iş güvenliği bilgilendirme toplantılarıdır.

1.5 metreden derin kazılarda göçük riskine karşı toprağın kaymasını engelleyecek uygun şev açısının verilmesi veya iksa (destekleme) sistemlerinin kurulması en temel ve hayati önlemdir.

Hayır, KKD'ler kazayı önlemez, sadece kaza anında oluşacak hasarın şiddetini azaltır. Bu nedenle iş güvenliği hiyerarşisinde asıl hedef, riski kaynağında yok etmek veya toplu koruma (korkuluk, ağ vb.) önlemleri almaktır.

60 saniyede ön kayıt

Yeni dönem kontenjanları dolmadan yerinizi ayırtın

Formu doldurun, WhatsApp'ta eğitim danışmanınızla anında görüşmeye başlayın. Ücret, taksit ve dönem takvimi bilgisi dakikalar içinde elinizde.

Bilgileriniz yalnızca size dönüş yapmak için kullanılır.

WhatsApp'ta Görüşmeye Başla