Asya Akademi — İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Kurumu
Fabrika sahasında acil durum toplanma alanında güvenli şekilde bekleyen baretli ve reflektörlü yelekli çalışanlar
Rehber

Acil Durum Planı ve Tahliye Tatbikatı Nasıl Yapılır?

Kriz anlarında saniyeler hayat kurtarır. İşyerinize özel, uygulanabilir bir acil durum planı hazırlamak ve gerçeği aratmayan tahliye tatbikatları düzenlemek için bilmeniz gereken tüm profesyonel adımları derledik.

28 Temmuz 20269 dk okuma

Öne çıkanlar

  • Acil durum planları, işyerinin tehlike sınıfına ve spesifik risklerine göre tamamen özelleştirilmiş olmalıdır.
  • Tahliye tatbikatları yılda en az bir kez gerçeğe uygun senaryolarla yapılmalı ve tüm süreç kayıt altına alınmalıdır.
  • Destek elemanlarının seçimi ve eğitimi, kriz anında paniği önlemenin ve doğru müdahalenin temel anahtarıdır.
  • Tatbikat sonrası hazırlanan değerlendirme raporları, planın zayıf yönlerini tespit etmek için en değerli veridir.

İşyerlerinde Acil Durum Yönetiminin Temel Dinamikleri

Bir işyerinde beklenmedik bir kriz anı yaşandığında, kaosu önleyen tek şey önceden yapılmış titiz hazırlıklardır. Acil durum planı, sadece yasal bir zorunluluğu yerine getirmek için hazırlanan bir evrak yığını değil; yangın, deprem, kimyasal sızıntı veya sel gibi durumlarda çalışanların hayatını koruyacak olan bir hayatta kalma rehberidir. Sahada yaptığımız denetimlerde sıkça karşılaştığımız en büyük yanılgı, kopyala-yapıştır yöntemiyle hazırlanan şablon planların kriz anında işe yarayacağının düşünülmesidir. Oysa her tesisin mimarisi, çalışan profili, üretim süreçleri ve barındırdığı riskler birbirinden tamamen farklıdır.

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik, işverene olası acil durumları önceden değerlendirme, önleyici tedbirler alma ve çalışanları bu konuda eğitme yükümlülüğü getirir. Bu sürecin orkestra şefi ise iş güvenliği profesyonelleridir. Kapsamlı bir İş Güvenliği Uzmanlığı (İSG) Eğitimi almış uzmanlar, tesisin röntgenini çekerek hangi bölgede hangi riskin potansiyel bir faciaya dönüşebileceğini analiz eder. Örneğin, yanıcı gazların kullanıldığı bir üretim bandındaki acil durum senaryosu ile standart bir plazadaki ofis katının senaryosu aynı dinamiklerle yönetilemez. Doğru bir yönetim, risklerin kaynağında yok edilmesi felsefesine dayanır.

Acil durum yönetimi statik değil, dinamik bir süreçtir. İşyerinde yapılan yeni bir makine yatırımı, binaya eklenen yeni bir bölüm veya personel sayısındaki ciddi bir artış, mevcut planın derhal revize edilmesini gerektirir. Bu nedenle planlamayı yaparken sadece bugünün değil, yakın geleceğin operasyonel değişikliklerini de hesaba katmak, sürdürülebilir bir güvenlik kültürü oluşturmanın ilk adımıdır.

Adım Adım Acil Durum Planı Hazırlama Aşamaları

Etkili bir acil durum planı hazırlamak, masa başında tek bir kişinin yapabileceği bir iş değildir; saha gözlemi, mühendislik bilgisi ve ekip çalışması gerektirir. İlk adım her zaman mevcut durumu analiz etmektir. Tesisin bulunduğu coğrafi konum (fay hatlarına yakınlık, sel riski), kullanılan kimyasallar, basınçlı kaplar, elektrik tesisatı ve komşu tesislerden gelebilecek dış riskler detaylıca haritalandırılır. Bu aşamada, özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan ağır sanayi tesislerinde A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Eğitimi sürecinde kazanılan ileri düzey risk metodolojileri devreye girer.

Bina krokisi üzerinde acil çıkış rotalarını belirleyen iş güvenliği uzmanı
Acil durum planı hazırlanırken bina mimarisi ve kaçış yolları sahada bizzat doğrulanmalıdır.

İkinci aşama, belirlenen bu risklerin önlenmesi veya etkilerinin sınırlandırılması için alınacak tedbirlerin tasarlanmasıdır. Örneğin, olası bir yangın durumunda alevlerin diğer bölümlere sıçramasını engellemek için yangın kapılarının durumu, duman tahliye sistemlerinin kapasitesi ve otomatik söndürme sistemlerinin entegrasyonu planlanır. Tedbirler belirlendikten sonra, acil durum anında kimin ne yapacağı netleştirilir. Müdahale, tahliye ve toplanma prosedürleri adım adım yazılı hale getirilir.

Son aşama ise bu kağıt üzerindeki kurgunun sahaya yansıtılmasıdır. Acil çıkış kapılarının yönü, kaçış yollarının genişliği, toplanma alanının güvenli bir mesafede olup olmadığı fiziksel olarak kontrol edilir. Planın en kritik noktalarından biri de engelli çalışanların, hamilelerin veya yaşlı personelin tahliyesi için özel prosedürlerin geliştirilmesidir. Çoğu planda bu dezavantajlı grupların tahliyesi göz ardı edilir, oysa kriz anında en çok yardıma ihtiyaç duyacak kişiler onlardır.

Acil Durum Ekiplerinin Kurulması ve Görev Dağılımı

Kriz anlarında liderlik yapacak, paniği bastıracak ve profesyonel ekipler (itfaiye, ambulans) gelene kadar ilk müdahaleyi gerçekleştirecek olanlar acil durum destek elemanlarıdır. Mevzuata göre işyerlerinde Söndürme, Kurtarma, Koruma ve İlkyardım olmak üzere dört temel ekip kurulması zorunludur. Bu ekiplerde yer alacak kişilerin seçimi rastgele yapılmamalıdır. Soğukkanlı, fiziksel olarak yeterli, iletişim becerileri güçlü ve vardiyalı sistemde her an tesiste bulunabilecek kişilerin seçilmesi hayati önem taşır.

Ekiplerin görev tanımları kesin çizgilerle belirlenmelidir. Söndürme ekibi küçük çaplı yangınlara ilk müdahaleyi yaparken, kurtarma ekibi mahsur kalanları veya değerli evrakları güvenli bölgeye taşır. Koruma ekibi ise tahliye edilen binanın güvenliğini sağlayarak içeriye yetkisiz girişleri engeller ve panik havasını dağıtır. İlkyardım ekibi ise profesyonel sağlık ekipleri gelene kadar yaralılara müdahale eder. Bu noktada, ilkyardım ekibinde yer alacak personelin mutlaka Sağlık Bakanlığı onaylı İlk Yardım Eğitimi almış ve sertifikalandırılmış olması yasal bir zorunluluktur.

Acil durum destek elemanları yangın ve kurtarma ekipmanlarını kontrol ederken
Destek elemanları, acil durum ekipmanlarının yerini ve kullanımını gözü kapalı bilecek seviyede olmalıdır.

Ekiplerin kurulması kadar, bu ekiplerin birbiriyle nasıl iletişim kuracağı da planlanmalıdır. Telsiz frekansları, megafon kullanımı veya alternatif haberleşme yöntemleri önceden belirlenmelidir. Ayrıca, tehlike sınıfına göre görevlendirilecek destek elemanı sayısı mevzuatta net bir şekilde belirtilmiştir. Aşağıdaki tabloda tehlike sınıflarına göre asgari personel sayılarını inceleyebilirsiniz.

Tehlike SınıfıArama, Kurtarma ve TahliyeYangınla Mücadeleİlkyardım
Çok TehlikeliHer 30 çalışana 1 kişiHer 30 çalışana 1 kişiHer 10 çalışana 1 kişi
TehlikeliHer 40 çalışana 1 kişiHer 40 çalışana 1 kişiHer 15 çalışana 1 kişi
Az TehlikeliHer 50 çalışana 1 kişiHer 50 çalışana 1 kişiHer 20 çalışana 1 kişi
Tehlike Sınıflarına Göre Asgari Acil Durum Destek Elemanı Sayıları

Tahliye Planı Krokisi Çiziminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tahliye planı krokileri, binanın duvarlarında asılı duran basit çizimler değildir; yoğun duman altında veya elektrikler kesildiğinde yön bulmayı sağlayan kritik görsel haritalardır. İyi bir kroki, binaya ilk kez giren bir ziyaretçinin bile saniyeler içinde nerede olduğunu anlayıp en yakın güvenli çıkışa yönelebileceği sadelikte ve netlikte olmalıdır. Çizimlerde karmaşık mimari detaylardan kaçınılmalı, sadece duvarlar, kapılar, merdivenler ve kolonlar gibi temel yapı elemanları gösterilmelidir.

Krokide mutlaka bulunması gereken standart semboller vardır. 'Bulunduğunuz Yer' işareti, acil çıkış rotaları (genellikle yeşil oklarla gösterilir), yangın tüpleri, yangın dolapları, alarm butonları ve ilk yardım malzemelerinin yerleri uluslararası standartlara uygun piktogramlarla işaretlenmelidir. Ayrıca, tesisin medikal müdahale kapasitesini gösteren revir alanlarının krokide net belirtilmesi gerekir. Bu alanların optimizasyonu ve doğru konumlandırılması süreçlerinde İşyeri Hekimliği Kursu müfredatında yer alan acil sağlık organizasyonu prensiplerinden faydalanılır.

Krokilerin asılacağı yerler de en az çizimi kadar önemlidir. Asansör girişleri, ana koridor kesişimleri, yemekhaneler ve toplantı salonları gibi insan yoğunluğunun fazla olduğu stratejik noktalara asılmalıdır. Krokiler, bulundukları duvara göre yönlendirilmiş olmalıdır; yani krokiye bakan kişi, çizimdeki sağı ve solu gerçek mekandaki sağ ve sol ile eşleştirebilmelidir. Ters asılmış bir kroki, kriz anında insanları çıkışa değil, tehlikenin merkezine yönlendirebilir.

Başarılı Bir Tahliye Tatbikatı İçin Saha Hazırlığı

Kağıt üzerinde mükemmel görünen bir planın gerçek dünyada çalışıp çalışmadığını test etmenin tek yolu tatbikat yapmaktır. Yönetmelik gereği işyerlerinde yılda en az bir kez tahliye tatbikatı yapılması zorunludur. Ancak başarılı bir tatbikat, sadece alarmı çalıp insanların binayı boşaltmasını izlemek değildir. Tatbikat öncesinde ciddi bir hazırlık evresi gerekir. Tüm çalışanlara, tatbikatın amacı, kullanılacak rotalar ve toplanma alanındaki kurallar hakkında bilgi verilmelidir. Bu genel bilgilendirme süreçleri, periyodik olarak düzenlenen Temel İSG Eğitimi (Çalışanlar İçin) kapsamında da pekiştirilmelidir.

Ofis ortamında gerçekleştirilen düzenli ve hızlı tahliye tatbikatı
Tatbikatlar sırasında çalışanların panik yapmadan, hızlı ama koşmadan tahliye rotalarını izlemesi hedeflenir.

Tatbikat senaryosu gerçeğe ne kadar yakın olursa, elde edilecek veri de o kadar değerli olur. Örneğin, ana çıkış kapılarından birinin 'senaryo gereği' yangın nedeniyle bloke edildiği varsayılarak, çalışanların alternatif kaçış yollarına yönelme refleksleri ölçülebilir. Tatbikat sırasında kör noktalara ve merdiven boşluklarına gözlemciler (hakemler) yerleştirilmelidir. Bu gözlemciler, tahliye sırasında yaşanan tıkanıklıkları, yanlış yöne sapanları veya ciddiyetsiz davrananları not alarak raporlama aşamasına veri sağlar.

Uzman Tavsiyesi: Habersiz Tatbikatlara Geçiş

İlk tatbikatlarınızı mutlaka haberli ve planlı yapın. Çalışanlar sistemi ve rotaları öğrendikten sonra, güvenlik kültürünü bir üst seviyeye taşımak için yılda bir kez de habersiz tatbikat düzenleyin. Gerçek bir acil durumun provası ancak habersiz yapıldığında tam anlamıyla ölçülebilir.

Toplanma alanına ulaşıldığında süreç bitmez; asıl kritik an olan 'sayım' başlar. Departman yöneticileri veya koruma ekibi üyeleri, kendi bölümlerindeki personelin tam olup olmadığını hızlıca kontrol etmeli ve kriz masasına raporlamalıdır. Ziyaretçilerin, taşeronların ve o gün tesiste bulunan geçici personelin de sayıma dahil edilmesi, tahliyenin başarıyla tamamlandığının en büyük göstergesidir.

Tatbikat Raporlaması ve Mevzuata Uygun Kayıt Tutma

Tatbikat bittikten sonra herkesin işinin başına dönmesiyle süreç tamamlanmış sayılmaz. Gerçekleştirilen tatbikatın güçlü ve zayıf yönlerinin analiz edildiği, eksikliklerin tespit edildiği resmi bir 'Tatbikat Değerlendirme Raporu' hazırlanmalıdır. Bu rapor, olası bir resmi denetimde işverenin yükümlülüğünü yerine getirdiğinin en somut kanıtıdır. Raporda; tatbikatın tarihi, saati, senaryosu, tahliyenin kaç dakikada tamamlandığı, gözlemcilerin notları ve iyileştirilmesi gereken alanlar şeffaf bir şekilde yer almalıdır.

Raporlama aşamasında tespit edilen aksaklıklar için düzeltici ve önleyici faaliyetler (DÖF) başlatılmalıdır. Örneğin, tahliye süresi hedeflenen süreyi aştıysa, bunun nedeni sorgulanmalıdır. Koridorlarda malzeme mi istiflenmişti? Alarm sesi bazı bölümlerden duyulmadı mı? Bu soruların cevapları, bir sonraki tatbikatın başarı kriterlerini belirler. Aşağıdaki kontrol listesi, tatbikatın her aşamasının eksiksiz yönetilmesi için pratik bir rehber sunmaktadır.

AşamaKontrol KriteriSorumlu Kişi/Ekip
Tatbikat ÖncesiSenaryonun belirlenmesi ve gözlemcilerin atanmasıİSG Uzmanı / İşveren Vekili
Tatbikat ÖncesiAlarm sistemlerinin ve acil aydınlatmaların testiTeknik Bakım Ekibi
Tatbikat SırasıTahliye rotalarının kullanılması ve tıkanıklık analiziGözlemciler / Koruma Ekibi
Tatbikat SırasıToplanma alanında eksiksiz yoklama yapılmasıDepartman Sorumluları
Tatbikat SonrasıDeğerlendirme toplantısı ve raporun imzalanmasıTüm Acil Durum Ekipleri
Tatbikat Öncesi ve Sonrası Kontrol Listesi

Mevzuat gereği acil durum planlarının da belirli periyotlarla tamamen gözden geçirilmesi ve yenilenmesi gerekmektedir. Bu süreler işyerinin tehlike sınıfına göre değişkenlik gösterir. Düzenli tatbikatlar, bu planların güncel kalmasına doğrudan hizmet eder.

Tehlike Sınıflarına Göre Acil Durum Planı Yenileme Periyotları
Az Tehlikeli Sınıf6 Yıl
Tehlikeli Sınıf4 Yıl
Çok Tehlikeli Sınıf2 Yıl

Sahada En Sık Yapılan Hatalar ve Pratik Çözüm Önerileri

Yıllarca sahada edindiğimiz tecrübeler, kağıt üzerinde kusursuz görünen planların uygulamada basit ihmaller yüzünden nasıl çöktüğünü defalarca göstermiştir. En yaygın hata, tatbikatların bir 'çay molası' veya işten kaytarma fırsatı olarak görülmesidir. Çalışanların gülüşerek, ellerinde kahve bardaklarıyla toplanma alanına yürüdüğü bir tatbikat, gerçek bir kriz anındaki ölümcül paniği simüle edemez. Bu rehaveti kırmak için yönetimin süreci ciddiye aldığını göstermesi ve üst düzey yöneticilerin de tatbikata bizzat katılması şarttır. Üst yönetimin dahil olmadığı hiçbir İSG uygulaması sahada tam anlamıyla kabul görmez.

Bir diğer kritik hata, acil çıkış kapılarının güvenlik veya hırsızlık endişesiyle kilitli tutulmasıdır. Yangın anında kilitli bir kapı, felaketin boyutunu katlayarak artırır. Bu sorunun pratik çözümü, içeriden dışarıya kolayca açılabilen ancak dışarıdan girişe izin vermeyen panik barlı kapı sistemleri kullanmaktır. Ayrıca kaçış yollarına geçici olarak bırakılan paletler, kargo kutuları veya temizlik arabaları, karanlık ve dumanlı bir ortamda ölümcül engellere dönüşür. Kaçış yollarının 7/24 açık ve temiz tutulması taviz verilemez bir kuraldır.

Son olarak, destek elemanlarının işten ayrılması veya vardiya değiştirmesi durumunda planların güncellenmemesi büyük bir zafiyettir. Kriz anında ilkyardımcı olarak aranan kişinin aylar önce işten ayrılmış olması, sistemin çöktüğü andır. Bu tür dinamik değişimleri takip etmek ve profesyonellerin bilgi birikimini taze tutmak için İSG Yenileme (Vize) Eğitimi gibi süreçlerin yakından izlenmesi, kurum içi denetim mekanizmalarının sürekli çalıştırılması gerekir. Başarılı bir acil durum yönetimi; ciddiyet, süreklilik ve detaylara gösterilen özenle inşa edilir.

Sıkça sorulan sorular

Acil durum planı, işverenin sorumluluğunda, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, destek elemanları ve çalışan temsilcilerinin ortak katılımıyla hazırlanır.

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik gereğince tahliye tatbikatları yılda en az bir kez yapılmak zorundadır.

Evet, o an tesiste bulunan tüm çalışanların, yöneticilerin, taşeronların ve hatta ziyaretçilerin tatbikata katılması ve toplanma alanında bulunması zorunludur.

Ekipler, tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre belirlenir. Gönüllülük esası ön planda tutularak, soğukkanlı ve fiziksel olarak bu görevleri yapabilecek uygun kişiler seçilir.

Evet, ilkyardım destek elemanı olarak görevlendirilen kişilerin Sağlık Bakanlığı onaylı temel ilkyardım eğitimi almış ve sertifikalandırılmış olması yasal bir zorunluluktur.

Kesinlikle hayır. Acil çıkış kapıları içeriden dışarıya kolayca açılabilecek şekilde (panik barlı vb.) tasarlanmalı ve hiçbir zaman kilitli tutulmamalıdır.

60 saniyede ön kayıt

Yeni dönem kontenjanları dolmadan yerinizi ayırtın

Formu doldurun, WhatsApp'ta eğitim danışmanınızla anında görüşmeye başlayın. Ücret, taksit ve dönem takvimi bilgisi dakikalar içinde elinizde.

Bilgileriniz yalnızca size dönüş yapmak için kullanılır.

WhatsApp'ta Görüşmeye Başla