Öne çıkanlar
- Çalışan sayısı 50'nin altında olan 'tehlikeli' ve 'çok tehlikeli' sınıftaki işyerleri, mutlaka iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek zorundadır.
- Az tehlikeli sınıftaki küçük işletmelerde uzman ataması yasal olarak ertelenmiş olsa da, risk değerlendirmesi ve acil durum planı gibi temel şartlar zorunludur.
- İSG-KATİP üzerinden yapılmayan sözleşmeler geçersiz sayılır ve denetimlerde işletmelere ciddi idari para cezaları uygulanır.
- Sadece bir çalışanı olan işletmeler bile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamındadır ve temel yükümlülüklerden muaf değildir.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlüğe girdiğinden bu yana sahada en çok karşılaştığımız kafa karışıklıklarından biri, personel sayısının yasal yükümlülüklere etkisidir. Pek çok işveren, çalışan sayısı 50'nin altında olduğunda İSG mevzuatından tamamen muaf olduğunu düşünür. Oysa kanun, çırak ve stajyerler de dahil olmak üzere sadece bir çalışanı dahi olan tüm işyerlerini kapsama almaktadır. Asya Akademi uzman kadrosu olarak saha denetimlerinde sıkça şahit oluyoruz: Sadece 5 personeli olan bir metal atölyesi ile 500 personeli olan dev bir fabrikanın uyması gereken temel güvenlik prensipleri aslında aynıdır. Değişen tek şey, bu hizmetin organizasyon şekli ve profesyonel istihdam zorunluluğunun sınırlarıdır.
Özellikle küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) sınıfına giren veya mikro işletme olarak adlandırılan 50'den az çalışanı olan işyerlerinde İSG zorunluluğu, işletmenin yer aldığı tehlike sınıfına göre şekillenir. İşyerinin NACE kodu üzerinden belirlenen bu tehlike sınıfı; az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli olabilir. İSG süreçlerini doğru yönetmek isteyen bir işverenin atması gereken ilk adım, muhasebecisi veya mali müşaviri aracılığıyla SGK sicil numarasında yer alan NACE kodunu kontrol etmek ve işletmesinin hangi tehlike sınıfında yer aldığını kesin olarak öğrenmektir.
Bu yazıda, personel sayısı 50'nin altında olan işletmelerin yasal sorumluluklarını, hangi durumlarda dışarıdan hizmet almaları gerektiğini ve sık yapılan hataları detaylıca inceleyeceğiz. Unutulmamalıdır ki iş sağlığı ve güvenliği sadece yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda işletmenin verimliliğini artıran ve olası maddi/manevi yıkımları önleyen stratejik bir yatırımdır.
Tehlike Sınıflarına Göre Uzman ve Hekim Çalıştırma Şartları
Bir işyerinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirme zorunluluğu, doğrudan o işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısı ile bağlantılıdır. 50'den az çalışanı olan işyerlerinde İSG zorunluluğu değerlendirilirken en net ayrım, işletmenin 'az tehlikeli' mi yoksa 'tehlikeli / çok tehlikeli' sınıfta mı yer aldığıdır. Eğer işletmeniz tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta yer alıyorsa, çalışan sayınız 1 bile olsa iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek zorundasınız. Bu kural yıllardır yürürlüktedir ve herhangi bir ertelemeye tabi değildir.
Tehlikeli sınıfta yer alan küçük işletmelere hizmet verebilmek için uzmanların belirli belge sınıflarına sahip olması gerekir. Örneğin, çok tehlikeli sınıftaki bir inşaat şantiyesinde veya kimya atölyesinde A sınıfı uzmanlar görev alabilirken, tehlikeli sınıftaki bir imalathanede B sınıfı uzmanlar hizmet sunar. Ancak mevzuattaki esneklikler kapsamında, yeterli tecrübeye ve belgeye sahip bir C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Eğitimi mezunu, belirli şartları sağladığında tehlikeli sınıftaki işyerlerine de bakabilmektedir. İşverenlerin, hizmet alacakları uzmanların sertifika sınıflarının kendi işyerleri için uygun olup olmadığını İSG-KATİP sistemi üzerinden bizzat kontrol etmeleri hayati önem taşır.
İşyeri hekimi görevlendirmesi de en az İSG uzmanı ataması kadar kritiktir. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki tüm işyerleri, çalışanların işe giriş muayenelerini yapmak, periyodik sağlık kontrollerini yürütmek ve meslek hastalıklarını önlemek adına işyeri hekimi ile çalışmak zorundadır. Bu noktada, alanda yetkinleşmek isteyen hekimler İşyeri Hekimliği Kursu alarak bu işletmelere hizmet verebilmektedir. İşverenler bu hizmeti ya bünyelerinde kısmi süreli personel istihdam ederek ya da Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimlerinden (OSGB) hizmet satın alarak karşılayabilirler.
| Tehlike Sınıfı | Çalışan Sayısı | İSG Uzmanı Zorunluluğu | İşyeri Hekimi Zorunluluğu |
|---|---|---|---|
| Az Tehlikeli | 1 - 49 | Yasal Erteleme Kapsamında* | Yasal Erteleme Kapsamında* |
| Tehlikeli | 1 - 49 | ZORUNLU (Hemen Geçerli) | ZORUNLU (Hemen Geçerli) |
| Çok Tehlikeli | 1 - 49 | ZORUNLU (Hemen Geçerli) | ZORUNLU (Hemen Geçerli) |
Önemli Uyarı: Erteleme Ne Anlama Geliyor?
Az tehlikeli sınıfta ve 50'den az çalışanı olan işyerleri için uzman ve hekim atama zorunluluğu belirli periyotlarla yasal olarak ertelenmektedir. Ancak bu erteleme, SADECE 'İSG profesyoneli ile sözleşme yapma' zorunluluğunu kapsar. Risk değerlendirmesi yapma, acil durum planı hazırlama ve çalışanlara eğitim verme zorunluluğu ERTELENMEMİŞTİR ve şu an aktif olarak zorunludur.
Az Tehlikeli Sınıftaki Küçük İşletmelerin Düştüğü Büyük Yanılgı
Sahada en büyük hukuki ve idari cezalar genellikle az tehlikeli sınıfta yer alan ve personel sayısı 50'nin altında olan küçük işletmelere (butik kafeler, küçük ofisler, perakende mağazaları, eczaneler vb.) kesilmektedir. Bunun temel nedeni, işverenlerin 'Bizim uzman çalıştırma zorunluluğumuz ertelendi, demek ki İSG ile ilgili hiçbir şey yapmamıza gerek yok' şeklindeki yanlış algısıdır. Oysa 6331 sayılı kanun, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü tabana yaymayı hedefler ve temel dokümantasyon süreçlerini herkes için zorunlu kılar.
Eğer az tehlikeli sınıfta 15 çalışanı olan bir muhasebe ofisiyseniz, sistemsel olarak bir iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi atamak zorunda olmayabilirsiniz. Ancak olası bir İş Müfettişi denetiminde sizden ilk istenecek evraklar; onaylı risk değerlendirme raporu, acil durum eylem planı, çalışanların temel İSG eğitim sertifikaları ve tahliye tatbikatı tutanakları olacaktır. Bu belgelerin eksikliği durumunda, işletmenin büyüklüğüne bakılmaksızın her bir eksik belge ve her bir çalışan için ayrı ayrı idari para cezaları uygulanır.
Bu dokümanların hazırlanması için işverenlerin önünde iki yol vardır: Ya dışarıdan profesyonel bir danışmanlık (OSGB veya serbest çalışan uzmanlardan) hizmeti satın alarak bu belgeleri hazırlatacaklar ya da işveren/işveren vekili olarak e-Devlet üzerinden sunulan belirli modülleri (işveren vekili İSG eğitimi gibi) tamamlayarak kendi işyerlerinin temel belgelerini mevzuata uygun şekilde kendileri hazırlayacaklardır. Hangi yöntem seçilirse seçilsin, belgelerin ıslak imzalı veya e-imzalı olarak işyerinde hazır bulundurulması yasal bir zorunluluktur.

Risk Değerlendirmesi ve Acil Durum Planı Hazırlama Süreçleri
50'den az çalışanı olan işyerlerinde İSG zorunluluğu denildiğinde akla ilk gelen somut çıktılar Risk Değerlendirmesi ve Acil Durum Planıdır. Risk değerlendirmesi, işyerindeki mevcut ve potansiyel tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşme olasılıklarının hesaplanması ve alınacak önlemlerin planlanması sürecidir. Bu süreç tek bir kişinin masa başında yapabileceği bir iş değildir; mutlaka bir 'Risk Değerlendirme Ekibi' kurularak yürütülmelidir.
Küçük işletmelerde bu ekibin kimlerden oluşacağı mevzuatta açıkça belirtilmiştir. İşveren veya işveren vekili, varsa iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi, çalışan temsilcisi ve destek elemanları bu ekibin doğal üyeleridir. Uzman atama zorunluluğu olmayan az tehlikeli küçük işletmelerde, işveren sürece liderlik eder ve çalışanların görüşlerini alarak işyerindeki tehlikeleri (kaygan zeminler, ergonomik riskler, elektrik tesisatı problemleri vb.) tutanak altına alır. Hazırlanan bu raporun geçerlilik süresi tehlike sınıfına göre değişir: Az tehlikeli işyerlerinde 6 yıl, tehlikeli işyerlerinde 4 yıl, çok tehlikeli işyerlerinde ise 2 yıldır.
- Tehlikelerin Tanımlanması: Sahada yapılan gözlemlerle tüm fiziksel, kimyasal ve ergonomik tehlikeler listelenir.
- Risklerin Belirlenmesi ve Analizi: Tespit edilen tehlikelerin hangi sıklıkla kazaya yol açabileceği ve şiddeti puanlanır (genellikle L Tipi Matris kullanılır).
- Kontrol Tedbirlerine Karar Verilmesi: Riski kaynağında yok etme, ikame etme veya mühendislik önlemleri alma adımları planlanır.
- Dokümantasyon: Tüm bu adımlar yazılı hale getirilir ve ekip üyeleri tarafından imzalanır.
- Güncelleme: İşyerinde yeni bir makine alınması, iş kazası yaşanması veya mevzuat değişikliği gibi durumlarda süre beklenmeksizin rapor yenilenir.
Acil Durum Planı ise yangın, deprem, sel, kimyasal sızıntı veya sabotaj gibi olağandışı durumlarda işletmenin nasıl reaksiyon göstereceğini belirleyen hayati bir belgedir. 50'den az çalışanı olan işyerleri, kendi fiziksel yapılarına uygun tahliye planları çizmeli, acil çıkış yollarını işaretlemeli ve çalışanlar arasından 'Söndürme, Kurtarma, Koruma ve İlkyardım' ekiplerini belirlemelidir. Küçük işletmelerde personel sayısı az olduğu için bir çalışan birden fazla acil durum ekibinde (mevzuatın izin verdiği ölçüde) görevlendirilebilir, ancak bu kişilerin mutlaka ilgili eğitimleri almış olması şarttır.
Küçük İşletmelerde Çalışanlara Verilmesi Gereken Eğitimler
Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi, kazaların önlenmesindeki en güçlü silahtır. Kanun koyucu, işletmenin büyüklüğüne bakılmaksızın tüm personelin işe başlamadan önce ve çalışma süresi boyunca periyodik olarak eğitilmesini şart koşar. Bu kapsamda verilen eğitimlerin kalitesi ve mevzuata uygunluğu, İş Güvenliği Uzmanlığı (İSG) Eğitimi almış yetkin profesyoneller tarafından sağlanmalıdır. Eğitimler sadece teorik bilgi aktarımından ibaret olmamalı, işyerinin kendine has risklerini barındıran pratik sahadan örneklerle desteklenmelidir.
Çalışanlara verilmesi gereken eğitimlerin başında Temel İSG Eğitimi (Çalışanlar İçin) gelir. Bu eğitim; genel konular (çalışma mevzuatı, yasal hak ve sorumluluklar), sağlık konuları (meslek hastalıkları, ergonomi, ilkyardım) ve teknik konular (kimyasal riskler, yangın, tahliye) olmak üzere üç ana başlıktan oluşur. Eğitim süreleri ve yenileme periyotları tamamen işyerinin tehlike sınıfına göre belirlenmiştir. İşverenler, bu eğitimleri mesai saatleri içerisinde vermek ve eğitim süresini çalışma süresinden saymak zorundadır.
Temel eğitimlerin yanı sıra, işyerinde karşılaşılabilecek özel risklere yönelik spesifik eğitimler de atlanmamalıdır. Örneğin, tehlikeli sınıfta yer alan 20 çalışanlı bir kaynak atölyesinde, personelin mesleki yeterlilik belgelerinin tam olması ve yüksekte çalışma, kapalı kısıtlı alanlarda çalışma gibi konularda ekstra eğitimler alması şarttır. Bu eğitimlerin kayıt altına alınması, katılım tutanaklarının imzalanması ve eğitim sonu ölçme-değerlendirme sınavlarının yapılması, olası bir hukuki süreçte işverenin 'ben yükümlülüğümü yerine getirdim' diyebilmesinin tek kanıtıdır.

İdari Para Cezaları ve İş Kazalarındaki Hukuki Sorumluluklar
50'den az çalışanı olan işyerlerinde İSG zorunluluğu göz ardı edildiğinde karşılaşılan tablo genellikle çok ağırdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri tarafından yapılan rutin denetimlerde veya bir iş kazası / meslek hastalığı sonrasında yapılan incelemelerde, mevzuata aykırı durumlar tespit edildiğinde işletmelere ciddi idari para cezaları uygulanır. Bu cezalar her yıl yeniden değerleme oranına göre artırılmakta olup, küçük bir işletmenin finansal yapısını derinden sarsacak, hatta iflasına yol açacak boyutlara ulaşabilmektedir.
İdari para cezalarının hesaplanmasında adil bir sistem kurmak amacıyla, işletmelerin çalışan sayısı ve tehlike sınıfı baz alınarak 'ceza çarpanları' uygulanır. Örneğin, 10'dan az çalışanı olan 'az tehlikeli' bir mikro işletme ile 40 çalışanı olan 'çok tehlikeli' bir işletmenin aynı kural ihlali için ödeyeceği ceza miktarı farklıdır. Ancak miktar ne olursa olsun, risk değerlendirmesi yapmamak, uzman atamamak veya eğitim vermemek gibi temel ihlallerin cezaları her ay katlanarak artar. Yani ihlalin devam ettiği her ay için yeniden ceza tahakkuk ettirilir.
| İşletme Büyüklüğü (Çalışan Sayısı) | Az Tehlikeli Sınıf Çarpanı | Tehlikeli Sınıf Çarpanı | Çok Tehlikeli Sınıf Çarpanı |
|---|---|---|---|
| 1 - 9 Çalışan (Mikro İşletme) | Temel Ceza Tutarı | Temel Tutar x %25 Artırımlı | Temel Tutar x %50 Artırımlı |
| 10 - 49 Çalışan (Küçük İşletme) | Temel Tutar x %50 Artırımlı | Temel Tutar x %100 Artırımlı | Temel Tutar x %150 Artırımlı |
| 50 ve Üzeri Çalışan | Temel Tutar x %100 Artırımlı | Temel Tutar x %200 Artırımlı | Temel Tutar x %300 Artırımlı |
Maddi cezaların ötesinde, asıl yıkıcı etki bir iş kazası yaşandığında ortaya çıkan hukuki ve cezai sorumluluklardır. Gerekli İSG önlemlerini almayan, uzman sözleşmesini İSG-KATİP üzerinden yapmayan veya çalışanına koruyucu donanım sağlamayan bir işveren, kaza anında 'Taksirle Yaralama' veya 'Taksirle Ölüme Neden Olma' suçlarından Türk Ceza Kanunu kapsamında yargılanır. Bu tür durumlarda işverenin 'işletmem çok küçüktü, bu kadar teferruatı bilmiyordum' şeklinde bir savunma yapması hukuken hiçbir geçerlilik taşımaz. Kanun bilmemek mazeret sayılmaz ilkesi burada tam anlamıyla işler.
İş kazalarında kusur oranı belirlenirken mahkemelerin ilk baktığı husus; işverenin risk değerlendirmesi yapıp yapmadığı, çalışana eğitim verip vermediği ve gerekli denetimi sağlayıp sağlamadığıdır. Küçük işletmelerin en büyük hatası, bu üç temel sacayağını evraksal bir yük olarak görmeleridir.
Sağlık Gözetimi ve İşe Giriş Muayenelerinin Önemi
İş sağlığı ve güvenliğinin 'sağlık' ayağı, özellikle küçük işletmelerde en çok ihmal edilen konulardan biridir. 50'den az çalışanı olan işyerlerinde İSG zorunluluğu kapsamında, personelin yapacağı işe fiziksel ve ruhsal olarak uygun olup olmadığının denetlenmesi esastır. Bu denetim, işe giriş periyodik muayene formlarının (EK-2 formu) doldurulması ile başlar. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işletmelerde bu formu onaylama yetkisi sadece İSG-KATİP üzerinden sözleşmesi bulunan işyeri hekimine aittir. Dışarıdan, herhangi bir sağlık ocağından veya aile hekiminden alınan sıradan sağlık raporları, bu tehlike sınıfları için yasal olarak geçersizdir.
Çalışanların sağlık durumlarının izlenmesi sadece işe girişte değil, işin devamı sürecinde de periyodik olarak tekrarlanmalıdır. Çok tehlikeli sınıfta yılda en az bir defa, tehlikeli sınıfta üç yılda bir defa, az tehlikeli sınıfta ise beş yılda bir defa periyodik sağlık taramaları yenilenmelidir. Bu taramalar sırasında yapılacak tetkikler (akciğer grafisi, odyometri, kan testleri vb.) işyerinin maruziyet risklerine göre işyeri hekimi tarafından belirlenir. Örneğin, gürültülü çalışan küçük bir tekstil atölyesinde işitme testlerinin düzenli yapılması, mesleki işitme kayıplarının erken tespiti için kritik önem taşır.

Özellikle büyük şehirlerdeki yoğun sanayi sitelerinde yer alan küçük işletmeler, sağlık gözetimi hizmetlerini organize etmekte zorlanabilmektedir. Bu noktada doğru profesyonellerle çalışmak ve kaliteli bir hizmet ağına dahil olmak hayat kurtarır. İşverenlerin veya İSG kariyeri yapmak isteyen adayların İstanbul İş Güvenliği Kursu gibi köklü eğitim kurumlarından rehberlik almaları, mevzuatın karmaşık yapısını çözmelerinde büyük kolaylık sağlar. Doğru hekim ve uzmanla çalışmak, sadece evrakların tamamlanmasını değil, gerçek anlamda çalışan sağlığının korunmasını garanti eder.
Küçük İşletmeler İçin Adım Adım İSG Uyum Kontrol Listesi
Mevzuatın karmaşıklığı içinde kaybolmamak ve olası denetimlere her an hazır olmak adına, 50'den az çalışanı olan işyeri sahiplerinin ve yöneticilerinin takip etmesi gereken somut adımlar vardır. Asya Akademi uzmanları olarak sahada edindiğimiz tecrübeler ışığında, küçük işletmelerin İSG süreçlerini eksiksiz yönetebilmeleri için pratik bir yol haritası çıkardık. Bu adımları sırasıyla uygulamak, sizi hem ağır idari para cezalarından koruyacak hem de vicdani sorumluluklarınızı yerine getirmenizi sağlayacaktır.
- 1Tehlike Sınıfınızı Netleştirin: Muhasebe departmanınızdan veya e-Devlet üzerinden SGK sicil numaranızdaki NACE kodunuzu öğrenin ve işletmenizin az tehlikeli, tehlikeli veya çok tehlikeli sınıflarından hangisinde olduğunu teyit edin.
- 2İSG-KATİP Atamalarını Kontrol Edin: Eğer tehlikeli veya çok tehlikeli sınıftaysanız, derhal bir OSGB ile anlaşıp veya bünyenize bir uzman/hekim katarak e-Devlet (İSG-KATİP) üzerinden onay işlemlerini tamamlayın. Sistemsel onay olmadan yapılan ıslak imzalı sözleşmelerin yasal geçerliliği yoktur.
- 3Risk Değerlendirmesi ve Acil Durum Planını Güncelleyin: İşyerinizin fiziki şartlarına uygun, kopyala-yapıştır olmayan, gerçekçi bir risk analizi hazırlatın. Acil durum ekiplerinizi (söndürme, kurtarma, ilkyardım vb.) belirleyip listeleri panolara asın.
- 4Temel İSG Eğitimlerini Tamamlayın: Tüm personelinizin işe girişlerinde ve periyodik dönemlerde temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini aldığından emin olun. Sertifikaları çalışanların özlük dosyalarına ekleyin.
- 5Sağlık Gözetimlerini Aksatmayın: İşe yeni başlayan her personelin işe giriş periyodik muayene formunu (EK-2) işyeri hekiminize onaylatın. Eski personelin periyodik muayene sürelerinin geçip geçmediğini kontrol edin.
- 6Fiziki Saha Önlemlerini Alın: Sadece evrak üzerinde değil, sahada da güvenlik önlemlerini alın. Elektrik panolarının altına yalıtkan paspas serin, yangın tüplerinin periyodik bakımlarını yaptırın, hareketli makine aksamlarına koruyucu kapaklar taktırın.
İş sağlığı ve güvenliği süreçleri, 'bir kere yapıp rafa kaldırma' mantığıyla yürütülemez. İşletmenize yeni bir makine geldiğinde, üretim yönteminiz değiştiğinde veya yeni bir personel işe başladığında bu döngünün kendini yenilemesi gerekir. Kendinizi ve çalışanlarınızı güvence altına almak için güncel mevzuat takibini bırakmamalı, bu alanda uzmanlaşmış saygın kurumlardan düzenli danışmanlık ve İş Güvenliği Eğitimleri almayı bir kurum kültürü haline getirmelisiniz.
İlgili eğitimler ve sayfalar
Sıkça sorulan sorular
Şu anki yasal düzenlemelere göre, 50'den az çalışanı olan az tehlikeli işyerleri için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi atama zorunluluğu ertelenmiş durumdadır. Ancak risk değerlendirmesi yapma, acil durum planı hazırlama ve çalışanlara eğitim verme zorunluluğu devam etmektedir.
Evet, kesinlikle zorundadır. İşletmeniz tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfta yer alıyorsa, çalışan sayınızın 1 veya 50 olması fark etmeksizin iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmek, İSG-KATİP üzerinden sözleşme yapmak zorundasınız.
Risk değerlendirmesi işveren liderliğinde kurulan bir ekip tarafından yapılır. Eğer işletme tehlikeli/çok tehlikeli sınıftaysa bu ekipte iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulunmak zorundadır. Az tehlikeli ve uzman zorunluluğu olmayan yerlerde ise işveren, çalışan temsilcisi ve destek elemanları ile bu süreci yürütür veya dışarıdan danışmanlık alır.
İş sağlığı ve güvenliği profesyonelleriyle İSG-KATİP sistemi üzerinden onaylanmayan hiçbir sözleşme yasal olarak geçerli sayılmaz. Olası bir Bakanlık denetiminde veya iş kazasında, uzman çalıştırmamış kabul edilirsiniz ve geriye dönük ciddi idari para cezaları ile karşılaşırsınız.
Eğitim süreleri tehlike sınıfına göre değişir. Az tehlikeli işyerlerinde en az 8 saat, tehlikeli işyerlerinde en az 12 saat, çok tehlikeli işyerlerinde ise en az 16 saat temel İSG eğitimi verilmesi zorunludur.
Eğer işveren gerekli lisans eğitimlerine sahipse ve Çalışma Bakanlığı'nın yetkilendirdiği kurumlardan eğitim alıp sınavı geçerek İSG uzmanlığı belgesini almışsa, kendi işyerinin tehlike sınıfına uygun olması şartıyla (ve İSG-KATİP üzerinden atamasını yaparak) kendi işyerinin uzmanlığını yapabilir.




